Yüzyılın keşfi: Hekatomnos Anıt Mezarı

Birkaç yıl önce 7 ilde yapılan operasyonlarda tarihi eser kaçakçılığından 22 şüpheli yakalanıyor. Kaçak kazıda, arkeologların yıllardır aradığı Mylasa’daki (Milas) Hekatomnid Hanedanlığı’nın kurucusu, Karia Satrabı Hekatomnos’un anıt mezarının bulunduğu ortaya çıkıyor. Araştırmacıların yaptığı incelemelerde, mezarın büyük oranda tahrip edildiği, başka mezarlar var mı diye duvarların delindiği, mezardaki Hekatomnos’a ait lahtin parçalandığı tespit ediliyor. “Nasıl gezi yazısı bu? Üçüncü sayfa haberi gibi” diyebilirsiniz. Haklısınız da. Ancak ne yazık ki Türkiye’de buna benzer olaylara sıkça yaşanıyor. Örneğin geçenlerde tarihi eser kaçakçılarının, Manisa’da Lidya’nın kayıp şehrini bulduğu haberlere yansımıştı. Devletin önceliği geçmişe sahip çıkmak olmayınca, maddi kaynaklar da başka alanlara akıtılınca, bugüne kadar açığa çıkmamış nice kalıntı, nice değerli eser için, “Aman kaçakçılar bulmasın da toprağın altında kalsın, razıyız” diyoruz.

Konumuza dönmeden önce, çevresinde birçok antik kent ve tarihi kalıntı yer alan Milas’ta arkeoloji müzesi olmaması ciddi bir eksiklik. Gümüşkesen Anıtı’nı da içine alacak şekilde planlanan ve tartışmalara neden olan müzenin inşaatı durdurulmuş. Bir tarihi yapının çevresini inşaat alanı haline getirmek sahi kimin fikriydi? Projeyi hazırlayan her kim ise, arkeoloji, tarih veya sanat tarihi gibi bilim dallarıyla yakından, uzaktan ilgisi olmadığına iddiaya girerim. Ancak alan, şantiye olarak bırakıldığı için Gümüşkesen Anıtı’nı da göremedik. Rotamızı çevirdiğimiz Uzunyuva Müze Kompleksi içimize bir nebze su serpti. Aynı avluyu paylaşan bu kültür hazinelerinin bir araya gelme sebebi elbette Hekatomnos Anıt Mezarı.

M.Ö. 377-351 yılları arasında Perslerin Karia Satrabı olan Hekatomnos’un ani ölümü üzerine, oğlu Maussollos, babası için bu anıt mezarı yaptırmaya başlamış. Mylasa Antik Kenti’ne hakim bir noktada yer alan yapı, Maussollos’un başkenti Mylasa’dan Halikarnassos’a taşıma kararı ardından tamamlanamamış. Antik dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnassos Maussolleionu’nun (Halikarnas Mozolesi) öncüsü olan mezar, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmış. Mezar odası ana kayanın içine oturtulmuş, üzerine Antik Çağ’ın tapınaklarıyla yarışacak görsellikte görkemli bir anıt mezar inşa edilmiş. 4.70 metre aşağıda yer alan mezar odasına giriş 8.09 metre uzunluğundaki bir koridor (dromos) ile sağlanmış.

Mezar odasındaki lahtin dört yüzü Klasik Çağ’ın en ünlü yapıtlarıyla boy ölçüşebilecek kalitede kabartmalarla donatılmış. Lahtin arka yüzünde, “Aslan Avı” sahnesinin ortasında at üzerinde olan Mausollos’un, bir kolu havada elinde tuttuğu mızrakla avına son vuruşu yaptığı an betimlenmiş. Ön yüzündeki kabartmalarda, sahnenin ortasında divan üzerinde uzanmış Hekatomnos, yanında karısı Aba ve önlerinde çocukları Maussollos ve Artemisia ile birlikte betimlendiği bir ‘Şölen Sahnesi’ne yer verilmiş. Sağ yan cephede, “Hekatomnos’a Tutulan Yas” sahnesi; sol yan cephede ise, Maussollos’un, babası Hekatomnos’tan satraplığı devraldığını gösteren “Görev Değişimi” sahnesi tasvir edilmiş. Mezar odasındaki lahtin bir kopyası, müze kompleksinin girişinde yer alan ‘Tanıtım ve Karşılama Merkezi’nde gösteriliyor. Burada, Hekatomnos ailesiyle, mezardan kaçılırılan ve bir kısmı yurda dönen eserlere ilişkin bilgilere, Mylasa’nın tarihi önemini anlatan panolara ve ünlü tarihçilerle coğrafyacıların bölgeyle ilgili yazdıklarına da yer veriliyor. Mezar yapısını incelemeden önce buradaki panoları okursanız, hem mezarın hem de bölgenin önemini daha iyi kavramış olursunuz. Biz buradaki ayrıntılı bilgileri oldukça başarılı bulduk. Her müzeye, her antik kente lazım.

Mezarın podyumunda yer alan Menandros Onur Sütunu, M.Ö. 1’inci yüzyılda dikilmiş. Mylasa Antik Kenti’nin ünlü konuşmacısı Euthydemos’un torunu Menandros tarafından yaptırılmış. Sütunun üzerinde, “Halk, Menandros’u, Uliades’in oğlu ve Euthydemos’un torununu, memleketin iyilikseveri ve iyilikseverlerin evladını heykel olarak buraya dikti” ifadelerinin yer aldığı bir yazıt bulunmuş. Yazıt, ilk defa 1775 yılında Richard Chandler tarafından keşfedilmiş. Ayrıca sütunun Menandros’un onur heykelinin Chandler tarafından taşındığı düşünülüyor. Tepesinde leylek yuvası bulunan sütun nedeniyle buraya yerli halk tarafından ‘Uzunyuva’ ismi verilmiş. Ölümün kanıtı olan mezarla leylek yavrularının yaşama ‘merhaba’ dediği yuva arasında bu bağ, yaşam ve ölümün bitmeyen döngüsünü hatırlatmaya yetiyor.

#uzunyuva, #hekatomnos anıt mezarı, #milasta gezilecek yerler, #milas konağı, #milas halı müzesi

Uzunyuva Müze Kompleksi’nde, Karşılama Merkezi ve Anıt Mezar’dan ibaret değil. Kompleksin içinde Milas (Emin Ağa Konağı), idari bina, Milas Halı Müzesi, kafeterya binası, çocuk aktivasyon merkezi ve kütüphane binaları da yer alıyor. Ve işin keyifli yanı, binaların hepsi yerel mimarinin özelliklerini yansıtıyor. Böylece sadece sergilenenlerle değil, mekansal olarak da tarihte yolculuk yapmış olduk.

Milas (Emin Ağa) Konağı, Milas’taki taş evlere güzel bir örnek oluşturuyor. 1890’larda inşa edilmiş konak, kullanılan malzeme, süsleme ve mimari öğeleriyle döneminin özelliklerini yansıtıyor. Konağın, Rum evlerinden esinlenilerek, bir Rum ustaya yaptırıldığı düşünülüyor. Konağın içindeki bilgilendirme panosunda restorasyon süreciyle ilgili bir çok görsel yer alıyor. Her oda, dönemin yaşam tarzına uygun mobilyalarla döşenmiş, mankenlerle odanın işlevi vurgulanmış. Ayrıca koridorlarda sergilenen Osmanlı ve Cumhuriyet’in ilk dönemine ait günlük yaşama dair eşyalar ve onlarla ilgili bilgilendirmeler, konağın asıl sahiplerinin nasıl yaşadığını, sıradan bir günün nasıl geçtiğini hayal etmemize yardımcı oldu.

#uzunyuva, #hekatomnos anıt mezarı, #milasta gezilecek yerler, #milas konağı, #milas halı müzesi

Müze kompleksine girince ilk yapı olan bu konak ve diğerleri, hem Milas’ın mimarisine ışık tutması açısından hem de bünyesinde bir çok kültür varlığını barındırması açısından önem taşıyor. Anıt Mezarı’n karşısındaki, büyük bir kapıdan geçerek ulaşılan bina, kafeterya olarak kullanılıyor. Biz ziyaret ettiğimizde pandemi nedeniyle kapalıydı. Soluklanmak ve anıt mezara karşı ağaç altında yorgunluk kahvesi içmek için oldukça keyifli bir mekan olmuş. Bu binanın yanında atölyeler için kullanılan 2 bina daha yer alıyor.

Ve avlunun sonunda Milas Halı Müzesi var. Burada dokuma sanatının tüm ayrıntılarına yer verilmiş. Çeşit çeşit dokuma tezgahından tutun da, iplikleri boyayan doğal malzemelere, ip eğirmek için kullanılan aletlerden yöreye özgü halılara kadar her şey bu müze çatısı altında toplanmış. Ancak benim en çok kalbimi ısıtan çocuklar için hazırlanmış minik dokuma tezgahları oldu. Her ne kadar salgın geçici bir süre engel olsa da, bu tezgahların başına geçip ‘Türk düğümü’nü öğrenen minik elleri hayal ettim. Bu ayrıntı kızımın da ilgisini çekti. Sonrasında müzedeki her nesnenin ismini sordu, ne işe yaradığını öğrendi. Zaten antik kentleri ve müzeleri gezmeye alışkındı ancak bu müzeyle daha fazla ilgilendi.

Desen ve renk çeşitliliğiyle dünya çapında ünlü olan Milas halısının 26 örneği müzede sergileniyor. Bu örnekler, yoğun bir çaba sonucu tek çatı altında toplanabilmiş. Halıların çoğunluğu camilerden getirilmiş. İki katlı müze binasında 9 oda bulunuyor. Bu odalarda camekan içinde özenle sergilenen halıların yanı sıra üst katta Türk halısının Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan yolculuğu ve Milas halısıyla ilgili resimli panolar yer alıyor. Vitrinlerde kullanılan etiketler üzerinde desen, kompozisyon özellikleri, saçak uzunluğu, ölçü, hangi tarihe ait olduğu ve bu halıların nereden bulunularak müzeye getirildiği detaylarıyla yer alıyor.

Müzede iki adet 19’uncu yüzyıldan kalma ahşap halı dokuma tezgahı sergileniyor. Tezgahların birinde bazı günlerde ziyaretçilerin gözü önünde halı dokunuyor. Cam bir bölmede kavanozlarda ceviz kabuğu, soğan kabuğu, meşe palamudu, pelit, sarı papatya, hayıt yaprağı, zeytin yaprağı, kekik, portakal yaprağı, turunç kabuğu, piren, asma ve ceviz yaprağı gibi ipliklere renk veren doğal malzemeler bulunuyor. Alt kattaki vitrinlerde kirman, iğ, çıkrık, mekik, damat peşkiri, gelin duvak örtüsü, cepken, efe kuşağı, efe yemenisi, bel kuşağı, üç etek, asmalık halı dokuma, tuz torbası, heybe ve eyer takımı görülüyor. Milas Halı Müzesi, içinde sadece bir yöreye özgü halıların sergilendiği ilk ve tek müze olma özelliği taşıyor. Aynı bahçenin içinde Milas tarihinin farklı dönemlerine ait yaşamların ve ölüm ritüellerinin yer aldığı bu müze kompleksi, Türkiye’de müzecilik alanında çok daha özgün fikirlerin ortaya çıkabileceğinin, bir bölgenin tüm kültürel değerlerinin nasıl bir arada yaşatılabileceğinin kanıtı olarak ziyaretçilerini bekliyor.

Biletlerimizi alırken müze görevlisi bize bir kitap verdi. Adı: Biri Arkeolog mu dedi? Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ücretsiz yayını olan kitapta, Defne adındaki bir çocuğun arkeoloji merakı ve Sarıcalı’daki arkeoloji kampında yaşadıkları kahramanın ağzından anlatılıyor. Arkeoloji, sanat tarihi ve tarihin öneminin vurgulandığı kitapta, kazılarla ilgili merak uyandırıcı bilgiler veriliyor. Ayrıca tarihi eser kaçakçılığının zararlarıyla ilgili ufak bir hikaye de yer alıyor.

#uzunyuva, #hekatomnos anıt mezarı, #milasta gezilecek yerler, #milas konağı, #milas halı müzesi

Hekatomnos Anıt Mezarı’nın yağmalanışını öğrenince kitabın neden başka bir müzede değil de, burada dağıtıldığı sorusu da cevap bulmuş oldu. Kitaplar, elbette çocuklara tarih bilinci ve arkeoloji sevgisi aşılamak için uygun bir kanal. Ancak bir çocuğun bir konuyu öğrenmesi ya da ilgi beslemesi için okumak yetersiz kalır. Çocuklar dokunarak, daha da genelinde yaşayarak öğrenir. O yüzden arkeoloji kampları bunun için güzel bir fikir. Özel kuruluşların yaptığı kamplara ek olarak, devlet de ücretsiz kamplar ve atölyelerin sayısını artırabilir. Böylece ailesinin maddi gücü olmayan çocuklara da tarihle bağ kurma, geçmişine sahip çıkma bilinci aşılayabiliriz. Arkeolojinin sadece geçmişle ilgili olmadığını, bir ülkenin bugünü ve geleceğine de değer katacağını öğretebiliriz. Bu konuda farkındalığı oluşan çocuklar, kaçakçılığa göz açtırmayan, kültürel değerlere sahip çıkan yetişkinler olacaktır.

#uzunyuva, #hekatomnos anıt mezarı, #milasta gezilecek yerler, #milas konağı, #milas halı müzesi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s