Efes’in zenginliği göz kamaştırıcı

Yaşadığımız kentten başlamak üzere başka şehirleri, çevremizdeki doğal güzellikleri ve kültürel zenginliklerimizi tanımamız kurguladığımız gelecek için önemli. İnsanoğlunun tarihsel geçmişine baktığınız zaman kurdukları hayallerle günümüze nasıl ulaştıklarını anlıyorsunuz. Bunları görebilmenin, hissedebilmenin ve öğrenebilmenin en güzel yöntemi de müzeler.

Bizim de yolumuz bu hafta Efes Müzesi’nden geçti. İzmir’in güzel ilçesi Selçuk’ta bulunan müze, yakınlarında bulunan Efes Antik Kenti’ndeki buluntulara ev sahipliği yapıyor. Müze 2012 yılı sonunda kapandı ve Kasım 2014’te kapsamlı bir yenileme sonrası yeniden açıldı. Geçmişte dönemin Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’la yaptığımız bir söyleşi sırasında, müzenin restorasyon aşamasını görmüştük. Müzenin bugünkü halini çok sevdik. Yılın her günü ziyarete açık olan müzeye giriş 30 TL. Bir müze gezmek için bize rakam biraz yüksek geldi. Bu yüzden müze kart almanızı tavsiye ederiz.

Efes Artemisi
Artemis Tapınağı maketi
Efes’te bulunan Kybele stelleri

Müze, arkeoloji ve etnografya olarak iki bölüme ayrılıyor. En bilinen eser, Efes’teki Artemis Tapınağı’nda bulunan gösterişli Artemis heykeli. Heykelin üstüne dönemin ilahi sembolleriyle imparatorluk motifleri işlenmiş. Kentin sembolü olan arı da, ticaretin önemli bölümünü oluşturan üzüm de var. Efesliler, bu heykelde tüm dualarını birleştirmiş gibi.

Artemis’in, Roma’daki adı Diana’dır. Zeus ve Leto’nun kızı olan tanrıça, vahşi doğa, avcılık, okçuluk ve ay tanrıçasıdır. Artemis, Yunan mitolojisinde bakireliğin sembolüyken, Anadolu’da ise doğurganlığın ve bereketin sembolüdür. Tıpkı Kybele gibi. Efes Artemis Tapınağı, işte bu bereket tanrıçasının adına yapılmıştır. Tapınaktan geriye ne yazık ki çok az kalıntı günümüze ulaşmış. Ancak müzedeki bire bir maketinden zamanında ne kadar ihtişamlı bir yapı olduğunu görebilirsiniz. M.Ö. 550 yılında tamamlanmış tapınak, Lidya Kralı Croseus’un emriyle Yunan Mimar Chershpron tarafından tasarlanmış.

Efes Yamaç Evleri
Zemin mozaiği ve heykel

Müzede ayrıca, yunuslu Eros, tavşanlı Eros, Eros başı, Priapos heykeli, mermer Artemis heykeli, Mısırlı rahip heykeli, İsis heykeli, çeşitli mitolojik tanrı heykelleri ve Sokrates başı bulunuyor. Efes Müzesi’nde eserlerin buluntu yerlerine göre sergilenmeleri tercih edilmiş. Buna göre salonlar, Yamaç Evler ve Ev Buluntuları Salonu, Sikke ve Hazine Bölümü, Mezar Buluntuları Salonu, Efes Artemisi Salonu, İmparator Kültleri Salonu olarak düzenlenmiş.

Müzenin orta bahçesinde oluşturan arasta bölümünde ise eski Türk kasabalarındaki ticaret yaşamı ve kaybolmaya yüz tutan çeşitli el sanatları sergileniyor. Müzenin ayrı bir bölümünde Antik Çağ’dan başlayarak Osmanlı dönemini de kapsayan elektron, altın, gümüş, bakır sikkeler ve takılar yer alıyor.

Mobilya parçası
Friz parçaları
Defin töreninde kullanılan kap kacak

Biz gördüklerimizden memnunuz ama yine de bir eleştirimiz var. Dünyanın pek çok ülkesi çoktan ‘yaşayan müze’ kavramına sahip çıktı. Müzenin içindeki sergi salonuyla bir adım atılmış. Ancak açılacak kafe ve kütüphane, düzenlenecek etkinlikler bu değerli müzenin daha görünür olmasını sağlayabilir. Bu pek çok müze için geçerli. Ürün satış mağazası ise başarılı olmuş.

Yamaç Evleri’nden manzara
Mermer Cadde

Müzeden ayrılıp antik kente girdiğimizde pek çok ayrıntı zihnimizde yerli yerine oturdu. Gezerken, “Hangi eser nerede çıkmıştı, kentin yaşadığı en önemli olaylar ve bunun şehre yansıması nasıl olmuş?” gibi soruların cevaplarını bilerek gezmek inanın çok önemli. Bizim yanımızda bir rehber yoktu ama geçmişte de antik kentin sokaklarında yürümüş olmamız ve Efes hakkında yaptığımız okumalar çok işimize yaradı. Şehrin kalıntılarını gezmeden önce ya da sonra müzeye uğrama şansınız yoksa, müzenin sitesindeki sanal tura göz atmayı ihmal etmeyin. Böylece Efes Müzesi koleksiyonlarındaki yaklaşık 64 bin eseri kaçırmamış olursunuz.

Antikçağ’ın Anadolu başkenti Efes, mega antik kent olarak geçiyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren kentte inanç sistemi, Anadolu’nun ana tanrıça (Kybele) geleneğine dayalı dayanıyor. Antik dünyanın yedi harikasından Artemis Tapınağı’nın da Efes’te olması önemini artırıyor. Efes’in ilk olarak tarihte ‘Amazon’ adıyla anılan kadın savaşçılar tarafından kurulduğu ve hatta isminin Arzawa (Ana Tanrıça Kenti) Krallığı’nın bir şehri olan Apasas’tan geldiği rivayet edilir. Bu döneme dair çok net bilgiler bulunmasa da uzun yıllar bu bölgede yerli halkın yaşadığı düşünülüyor. Daha sonra ticaret yollarının buradan geçmesi ve doğuyla batıyı birbirine bağlayan bu liman şehri altın çağını M.Ö. 129’da Roma İmparatorluğu’na bağlandıktan sonra görmüş. M.Ö. 1. yüzyılda Efes’in nüfusu 200 bin kişiymiş. Şehrin zenginliği mimariye de yansımış. Tekrar ayağa kaldırılarak sergilenen Celsus Kütüphanesi’nin ihtişamından ne kadar etkileyici bir şehir olduğunu tahmin etmek mümkün.

Antik Tiyatro

Akdeniz’in en büyük antik kentinin iki kapısı var. Bugün giriş liman tarafından sağlanıyor. Kente adımınızı attığınızda, bir yapı sizi devasalığıyla kendine hayran bırakıyor. Sanat tarihi açısından önem arz eden bu yapı, Panayır Dağı’nın eteklerine yaslanmış, 25 bin kişilik, Antik Çağ’ın en büyük açıkhava tiyatrosu. Tiyatronun her katının farklı zamanlarda eklendiği biliniyor. 1. yüzyılda eklenen ikinci katta heykeller ve oymalar yer alıyormuş. 2. yüzyılda eklenen üçüncü katla birlikte yapı, döneminin en büyüğü olmuş. Yakın zamana kadar dünyaca ünlü sanatçıları ağırlayan yapıda bugünlerde ciddi bir restorasyon faaliyeti yürütülüyor. Akustiği, ince işlemeleri ve tarihsel önemiyle öne çıkan tiyatronun yıkılmış olan sahnesi yenileniyor, ayrıca eksik oturma yerleri ve basamaklar da elden geçiriliyor. Biraz yokuş ve onlar basamak çıktıktan sonra tiyatronun üst sıralarında soluklanmak için oturduk. Burası hem manzarayı izlemek hem de akustiği test etmek için harika bir nokta. Biz bu sahnede daha önce pek çok konser izledik. Bugün 25 bin kişiyi ağırlayamasa da müthiş bir ambiyansı oluyor. Hatta Almanya’nın Elsendorf kentinin ‘Pulli Cornicinis Ailesi Gladyatörleri Topluluğu’ bile burada bir gösteri yaptığını hatırlatmalıyız.

Geçmişi M.Ö. 11’inci yüzyıla dayanan bu yerleşim merkezine her gelişimizde daha fazla eserin gün yüzüne çıktığını, çevre düzenlemesi adına güzel işler yapıldığını görüyoruz. Burada dikkat çekmek istediğimiz bir nokta var. O da demiryollarında rayların altından çıkarılan ağaçlardan yapılan yürüyüş yollarıyla ilgili. Bu kalaslarda asbest adlı zehirli maddenin bulunduğu öne sürülüyor. Asbest solunumla insana geçip kansere yol açan zehirli bir madde. Bu ahşap yolda yürürken yüksek ısıyla çıkan bir koku olduğunu söyleyebiliriz ama acaba insan sağlığı bundan ne kadar etkileniyor? Bu araştırılıp açıklanmalı. Bu sorunun cevabını düşünürken orada her gün çalışmak zorunda olan insanları ve rehberleri düşünmenizi salık veririm. Roma İmparatorluğu’nun şaşalı günlerinin adeta bir yansıması olan kenti gezerken, geçmişte buranın bir liman kenti olduğunu düşünmek zihinleri zorluyor. Çünkü yüzyıllardır taşınan alüvyonlar sahili doldurarak denizin çok uzakta kalmasına neden olmuş.

#efes, #ephesus, #efes müzesi, #kuşadasında gezilecek yerler, #celsus, #efes artemisi

Gökmen’in ‘Kayıp Anahtar’ adlı romanının bir kısmı bu antik kentte geçiyor. Orada da anlatıldığı gibi kentin simgesi arı. Bu yüzden Artemis heykelinde, basılmış sikkelerde ve daha pek çok yerde bu simgeyi görmeniz olası.

Antik tiyatrodan çıkıp Celsus Kütüphanesi’ne doğru “Mermer Cadde”den gidiyoruz. Hemen sağımızda kentin agorası yer alıyor. Limandan gelen ürünler buradan agoradaki dükkanlara ve depolara getiriliyor. Taştan yapılan yüksek tavanlı dükkanlar, yazın ürünleri serin tutuyor. Daha da soğuk için dükkanların altına mahzenler yapılmış.

Celsus Kütüphanesi

Yol üzerinde bir ilan görüyoruz. Bir Aşk Evi (genelev) ilanı. Dünyanın ilk reklamı olarak anılıyor. Zarar görmesin diye etrafını çevirmişler. Antik Roma’da fahişeliğin ortalamanın üstünde bir meslek olduğu yönde. Yunanistan’ın aksine vergiden muaflar; ancak kayıtlı ve kayıtsız olarak ayrılıyorlar; kayıtlılara meretrikes, kayıtsızlara prostibulae deniyor. Kelimeler çok tanıdık. Arkeologlar, bu figürlerin kente yeni gelen yabancıların yolu bulabilmesi açısından mermer yol üzerine işlendiğini düşünüyorlar. Taçlı kadın, kalp ve sol ayak izi yine arkeologlar tarafından şöyle yorumlanır: “Güzel kadınların aşkı için soldaki eve gelin.” Bir diğer araştırma grubu ise para figürüne dikkat çekerek şöyle yorumlar: “Parası olan ve aşk arayanlar yolun solundaki güzeli görebilirler.”

Hemen Celsus Kütüphanesi karşısında yer alan Aşk Evi (genelev) ile ilgili başka bir bilgi daha verelim. Erkeklerin o dönemde eşlerine, “Kütüphaneye gidiyorum” diyerek evden çıktıkları, kütüphanenin altından gizli geçitle geneleve gittiklerine rivayetler arasında. Ama tabii erkeklerin böyle bir şey yapacaklarına hiç ihtimal vermiyoruz. Yoksa veriyor muyuz? Ayrıca yürüdüğümüz yolun altında kentin kanalizasyon şebekesi bulunuyor. Bazı noktalarda demir mazgallar konarak bu gelişmiş altyapı sistemini ziyaretçilerin görmesi sağlanıyor.

#efes, #ephesus, #efes müzesi, #kuşadasında gezilecek yerler, #celsus, #efes artemisi

M.S. 135 yılında inşası biten kütüphaneye ismini veren zat, aynı zamanda burada mezarı da bulunan ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bir heykelini görebileceğiniz Tiberius Julius Celsus Polemaeanus… Kendisi bir valiymiş. Kütüphaneyi oğlu onun adını ölümsüzleştirmek için yaptırmış. Demek ki iyi bir evlat yetiştirmiş. Tahminlere göre 12 binden fazla parşömene ev sahipliği yapan Celsus Kütüphanesi, kapasitesi ve görkemi açısından İskenderiye ve Bergama kütüphanelerinden sonra geliyormuş. Bugün kütüphaneye giderseniz kapıda sizi Bilgelik, Bilgi, Cesaret ve Adalet erdemlerini temsil eden orjinal olmayan 4 heykel karşılıyor. Eğer asıllarını görmek isterseniz 1910’da götürüldükleri Viyana Sanat Tarihi Müzesi’ne gitmeniz gerekiyor. Neden Viyana? Çünkü buraya gün güzüne çıkaranlar Avusturyalı arkeologlar… İçimiz acıyarak oradan ayrılıyoruz.

Agora
Yamaç Evleri’ne giriş ve Hamam

Agorayı bir de yakından görüp meydandaki ağacın altında dinlendikten sonra Yamaç Evleri’ne gidiyoruz. Efes’in zenginlerinin oturduğu 4 bin metrekare alan üzerine inşa edilen Yamaç Evleri’nin her birinin avlusu bulunuyor. Evler o döneme göre oldukça lüks. Yerden ısıtma sistemi, havuzlar, mozaik zeminler, çeşitli hayvan figürlerinin çizildiği duvarlar, zengin süslemeler, su ve kanalizasyon sistemi bulunuyor. Arkeologlar kazdıkça farklı bir dönemi ortaya çıkarmışlar. M.S. 3. yüzyılda arka arkaya meydana gelen depremler sonucunda Ephesos’un şehir merkezinde barınmak imkansızlaşmış. Bu öngörülemeyen doğal afet sonucunda tahribat tabakalarında evlere ait her tür eşya kısmen de olsa korunmuş. Geç Antik Çağ’da harabe acil ihtiyaçlara cevap verecek şekilde uyarlanarak kullanılmış, ancak M.S. 5. yüzyıl süresince birtakım mimari önlemler alındığı görülmüş. Camdan yapılmış merdivenler sayesinde yapılara zarar vermeden içeride gezebiliyor, tüm dönemleri görebiliyorsunuz. Yapının üstünün kapatılması da doğal koşullardan etkilenmemesi için iyi olmuş.

Yamaç Evleri’nin karşı tarafında Kuretler Caddesi’nin üzerinde dönemin insanlarının sadece tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için değil sosyalleşmek içinde kullandığı umumi tuvaletler bulunuyormuş. Hemen arkasında Skolastika Hamamları olduğundan ve hamamın suları kanalizasyon ile birleştiğinden, kötü kokuların maskelenmesi daha kolay oluyormuş. Hadrian Tapınağı, Trajan Çeşmesi, Kuretler Caddesi, Herakles Kapısı, Memmius Anıtı, Domitian Tapınağı, Belediye Binası (Prytaneion), Odeon antik kentin diğer görülmesi gereken yerlerinden. Bir gününüzü, Efes’in hikayelerini anlamak ve bu megakenti adım adım gezmek için ayırabilirsiniz. Antik dünyanın bu muhteşem kenti ve bilinmezlikleri heyecan verici. Ayrıca eğer bugünlerde gitmeyi düşünüyorsanız yanınıza şapka ve su almayı unutmayın.

#efes, #ephesus, #efes müzesi, #kuşadasında gezilecek yerler, #celsus, #efes artemisi, #yamaç evleri

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s