Tarih ve doğa hazinesi Teos

İon kentleri, yüzyıllara yayılmış tarihsel mirasları barındırır. Ancak Teos, tarihi değeri kadar doğal güzelliğiyle de büyülüyor. İlkbahar çiçekleri, yaşlı zeytin ağaçları ve ünlü mandalina ağaçlarıyla dallarda öten çeşit çeşit kuş, harika bir arınma ortamı sunuyor.

Teos’la ilk kez, çocukken tanışmıştım. O zamanlar bugünkü kazı evi de yoktu, girişteki bariyer de, tel örgü de… Gün yüzüne çıkmayı bekleyen kalıntıların arasından deniz kenarına inerdik. Toprağın altındakilerle ilgili ipucu veren işlenmiş taş parçaları, eski bir masalın yarım yamalak cümleleri gibi sıralanırdı. Biri doğru şekilde birleştiriverse hayranlıkla seyredilecek bir tarih vardı önümüzde. Yıllar sonra, Teos’u yeniden ziyaret ettiğimizde o hikayenin bir parçasının ortaya çıkarıldığını görmek bizi çok mutlu etti. Ama buraya sadece ‘antik kent’ demek büyük haksızlık olur. Büyük bir alana yayılmış hem açıkhava müzesinden hem de ev sahipliği yaptığı hayvanlar, çiçekler ve ağaçlarla koskoca bir dünyadan bahsediyoruz. Bu haftaki rotamızda, hem tarihe hem de doğaya doyacağız.

12 İon kentinden biri olan Teos, antik yazarlar Strabon ve Pausanias’ın aktardığına göre, önceleri kurucusu olan Athamas’ın adıyla, yani Athamantis olarak anılmış. Bir efsaneye göreyse, Athamas’ın kızı Area, oyun oynarken taşlarla ev yapmış. Kenti kurmak için yer arayan babasına, “Buraya kuralım” demiş. Bunun üzerine Area’nın gösterdiği yerde kurulan şehre, Area’nın ilk kelimesi olan ‘Teos’ adı verilmiş.

Antik kentte ilk yerleşimin izleri, M.Ö. 1000’lere dayanıyor. Miletoslu filozof Thales’in, İonya’nın başkenti olmasını önerdiği Teos’un ticari ilişkileri, M.Ö. 6’ncı yüzyılda eski Mısır’a kadar uzanmış. Tüm Anadolu’da olduğu gibi Teos da, M.Ö. 545 yılında Pers hakimiyetine geçmiş. Pers Kralı II. Kyros’un baskıları nedeniyle Teos halkının tamamı M.Ö. 543 yılında şehri terk etmiş. Zamanla birçok Teoslu, kente geri dönmüş ve M.Ö. 334’te Büyük İskender’le kent yeniden özgürlüğüne kavuşmuş.

Dionysos Kutsal Alanı
Dionysos Kutsal Alanı

Kazılarda çıkarılan bir yazıta göre, M.Ö. 304 yılında yaşanan büyük depremden Teos ve komşusu Lebedos büyük zarar görmüş. İki kentin birleştirilmesi planlansa da bu plan hiç hayata geçirilmemiş. M.Ö. 281’de Seleukos Krallığı’nın hakimiyetine giren kent, Dionysos Tapınağı nedeniyle ayrıcalıklı yerini sürdürmüş. M.Ö. 3’üncü ve 2’nci yüzyıllarda önce Pergamon, sonra da Roma himayesine giren kent, çok sayıda şair, müzisyen, tiyatrocu ve şarkıcıya ev sahipliği yapmış. M.Ö. 1’inci yüzyılda ekonomik sorunlar nedeniyle küçülen kent, bir süre Dionysos Tapınağı’nın geliriyle ayakta kalmış. Hıristiyanlığın yayılması ve Efes’le Smyrna’nın önem kazanmasıyla Teos, çöküş dönemine girmiş.

Tiyatro ve kemerlere giden yol

Bu kadar tarih bilgisi yeter. Teos’u gezmeye başlayalım. Teos Antik Kenti’ne girdiğimizde iki tarafında zeytin ağaçları olan bir yol karşıladı bizi. Yolun bitiminde asfalt yolu takip ederek Dionysos Kutsal Alanı’na ulaştık. Kentteki yaşam, diğer İon kentlerine nazaran çok daha önce bittiği için bugüne ulaşan kalıntılar da daha eski tarihli. Bu yüzden zamanın yıkıcı etkisi, Teos’u gezerken hissediliyor. Hele ki Efes gibi, Pergamon gibi ya da Priene gibi önemli İon kentlerini gezdiyseniz ne demek istediğimizi anlarsınız. Teos’ta eksik parçaları, yıkılmış sütunları, olmayan duvarları tamamlamak sizin hayal gücünüze kalmış. Günümüze ulaşabilmiş kaideler, basamaklar ve zemin, zamanında kente ayrıcalıklı bir yer sağlayan Dionysos Tapınağı’nın mimarisine ilişkin ipuçları veriyor. Umarız sonraki ziyaretimizde Teos’ta daha çok yapı oraya çıkarılmış ve restore edilmeye başlamış olur.

#teos, #sığacık, #seferihisar, #izmirde gezilecek yerler, #izmirde görülmesi gereken yerler

Küçük patikadan yürümeye devam ettiğimizde yol ayrımından önce karşımıza, bin 800 yıllık zeytin ağacı çıkıyor. Alanın bir çok yerinde, ziyaretçilerin dinlenmesi için konulmuş banklar, bu yaşlı ağacın çevresinde de var. Burada oturup, M.S. 200’lerde filizlenen bu ağacın nelere tanık olmuş olabileceğini düşünmemek mümkün değil. Anadolu, Yunan ve Mısır mitolojilerinde sıkça bahsedilen zeytin ağacı, kutsallığın, ölümsüzlüğün, barışın ve özgürlüğün sembolüdür aynı zamanda. ‘Ölmez ağaç’ derler zeytine. Homeros’un aktardığı gibi, “Herkese aidim ve kimseye ait değilim. Siz gelmeden önce de buradaydım. Siz gittikten sonra da burada olacağım” dese yeridir. Çünkü bu ağaç, yüzlerce yıldır kökleriyle sımsıkı tutunduğu toprakta yaşamaya devam ediyor. Bizden çok sonra da dallarını rüzgarda savuracak. Üstelik adı bile var bu ağacın: Umay Nine. 2018 yılında Seferihisar Belediyesi, Umay Nine de dahil olmak üzere ilçedeki en genci 500 yıllık ağaçlardan elde edilen zeytinyağlarını satışa çıkarmıştı. Umay Nine’nin zeytinlerinden çıkan yarım litre yağa, 30 bin lira verilmişti. Müzayedede toplanan 47 bin 750 lira, öğrencilere burs olmuştu.

Akropol’den manzara
1800 yıllık zeytin ağacı; Umay Nine
1800 yıllık zeytin ağacı; Umay Nine

Umay Nine’ye sarılıp yolumuza devam ediyoruz. Teos Antik Kenti’nin içerisinde Hellenistik ve Roma dönemi kalıntıları, agora, tiyatro, Akropol, Odeaon, surlar, antik liman görülmesi gereken tarihi kalıntılar arasında yer alıyor. Tiyatrosu ve arkasında yukarı kadar çıkan patika, keyifli bir keşif serüveni yaşatıyor. Akropol’ün ve Arkaik tapınağın yer aldığı tepe ise, müthiş bir manzaraya sahip. Antik kentin büyük dikdörtgen taş bloklarla inşa edilmiş olan limanına ait kalıntılar, hem deniz içerisinde hem de karada takip edilebiliyor. Antik dönemde gemi ve kayıkların bağlanmış olduğu delikli taşlar, bugün hala balıkçılar tarafından kullanılıyor. M.Ö. 6’ncı yüzyıldan itibaren zenginliğini deniz ticaretinden alan Teos Limanı, Karagöl mevkisindeki mermer ocaklarından çıkarılan Teos Grisi ve Africano mermer cinslerinin Roma’ya taşınıyor olması nedeniyle de ayrıca önem taşıyor.

Tiyatro
Tiyatro
Tiyatronun kemerlerin üstünden görünüşü
Tiyatronun kemerlerin üstünden görünüşü
Meclis binası

Bu geniş alan, tarihin yanı sıra bir doğa hazinesi de barındırıyor. Seferihisar ve Teos Yaşayan Parkı mandalina tarımının önemli noktalarından biri. Alandaki mandalina bahçeleri, Teos Yaşayan Park’ta yaşamın devamlılığını sağlayan unsurlardan biri. Dionysos Kutsal Alanı ve tiyatronun yakınındaki iki tabelada, Teos’taki görebileceğiniz ilkbahar çiçekleriyle bazıları yerleşik bazılarıysa göçebe olan kuş türleri yer alıyor. Bu yüzden Teos’u ilkbaharda gezmek doğru bir tercih olacaktır. Teos Yaşayan Park’ta bugüne kadar 350 kadar bitki türü keşfedilmiş. Çiriş Otu, Kum Süseni, Sarı Yıldız, Adaçayı Yapraklı Laden, Mor Yıldız, Perçem, Böcek Orkidesi, Arap Sümbülü, Gladiyol, Sarı Orkide, Anemon, buranın ilkbahar çiçekleri. Ve bu çiçeklerin açtıkları döneme o çiçeğin adı veriliyormuş. Biz gittiğimizde her yerde Çiriş Otu vardı. Demek ki Teos’un Çiriş Otu dönemine denk gelmişiz.

#teos, #sığacık, #seferihisar, #izmirde gezilecek yerler, #izmirde görülmesi gereken yerler

Bunca bitki ve ağaç olur da hiç kuş olmaz mı? Bölgede 100 civarında kuş türü tespit edilmiş, bunlardan en sık görülen 15 tanesiyle ilgili bilgilerin yer aldığı bir tabela hazırlanmış. Bu türlerden, Taşkuşu, Saka, Tarla Kirazkuşu, Karatavuk, Güvercin, Kumru, Büyük Baştankara, Küçük Karga ve Ak Kuyruksallayan yıl boyu görülenlerden. Sığırcık ve Kızılgerdan, Teos’u kışın ziyaret ederken, Kızıl Sırtlı Örümcekkuşu, Benekli Sinekkapan, İbibik ve Kır Kırlangıcı ise yaz göçmenleri. Ayrıca çeşitli su ve kıyı kuşu, balıkçıl ve ördek türlerinin yanı sıra tepeli karabatak, gümüş martı ve karabaş martı kolonileri önemli yer tutuyor. Teos Yaşayan Park, yerli ve göçmen karasal kuş türleri ile kızıl şahin, kerkenez, kukumav gibi yırtıcı kuşların da yaşam ya da üreme alanı.

Teos’u, etrafımızdaki kuş seslerine kulak kesilerek ve gördüğümüz kuşun hangi tür olduğunu bilmeye çalışarak gezdik. Özellikle bizim gibi yanınızda çocukla geziyorsanız bu daha da ilginç bir deneyim haline geliyor. ‘İlk karatavuğu kim görecek?’ ya da ‘Sarı Orkide’yi bulan kazanır’ gibi oyunlarla hem algılarını güçlendirebilir, hem de gezinizi daha keyifli hale getirebilirsiniz.

İki saatten uzun bir sürede gezilecek olan antik kentte, bir çok yerde bankların olması en çok hoşumuza giden ayrıntı oldu. Seçtiğiniz bir köşede, çantanızdaki sandviçle içeceği tüketip biraz mola verebilirsiniz. Bankların yerleri bizi ayrıca mest etti. Öyle ki hepsinde oturup fotoğraf çektirmek istedik. Mesela Akropol’e nefes nefese çıktığımızda, manzaraya karşı dinlendik. Hatta vazgeçilmezimiz olan kahvelerimizi de orada yudumladık. Ağaçların arasındakiler, bize durup doğayı dinleme fırsatı sundu.

Akropol’deki Arkaik Tapınak

Alanda, Ege Bölgesi’nde yemeklerde ve salatalarda kullanılan otlar da yetişiyor. Eğer bu bitkileri tanıyorsanız yanınızda bir poşet getirin. Çünkü biz gezimiz boyunca ot toplayan çok sayıda kadına rastladık. Belki bir sonraki ziyaretimizde biz de, akşamki salatanın ya da yumurtalı ot kavurmasının malzemelerini Teos’tan toplarız.

#teos, #sığacık, #seferihisar, #izmirde gezilecek yerler, #izmirde görülmesi gereken yerler

Sanatçılara imtiyaz sunulmuş

Roma mitolojisinde Şarap Tanrısı Dionysos’un kenti olan Teos, tarihte ilk sanatçı topluluğu olan Dionysos Sanatçıları Birliği’ne yüzyıldan uzun süre ev sahipliği yapmış. Teoslular, M.Ö. 3’üncü yüzyılın sonlarında, ekonomik açıdan onları rahatlatacaklarını düşündükleri için Dionysos sanatçılarını kente davet etmiş. Daha sonra, birçok yere elçi gönderilerek Dionysos Sanatçılar Birliği’nin tanınması için girişimlerde bulunulmuş. Kentteki büyük Dionysos tapınağı bu dönemde yaptırılmış, ilk ve tek altın para bastırılmış, Kral Antiokhos ve karısı için festival düzenlenmiş. O dönemlerden kalma yazıtlardan elde edilen bilgilere göre birlik üyelerine sağlanan imtiyazlar arasında, dokunulmazlık, korunma, vergi muafiyeti, dini görevlerden muafiyet, tiyatro ve halk toplantılarında ön sırada oturma, bağış kabul etme, hukuksal durumlarda öncelik gibi imtiyazlar varmış.

Dionysos Sanatçılar Birliği, Teos kentinden bağımsız bir yapıya sahipmiş. Birliğin ayrı yasalara, resmi görevlilere, geleneklere, dini uygulamalara ve hatta ekonomik gelire sahip olması Teos’un dış ilişkilerinde de söz sahibi olmasına neden olmuş. Sanatçılar, Teos’un onlara sağladığı dokunulmazlıktan yararlanmış, Teoslular ise birlik sayesinde hem ekonomilerini düzeltmiş hem de Hellenistik krallıklarla aralarını iyi tutmuş. Ancak M.Ö. 2’nci yüzyılın sonlarında birliğin otonom yapısı ve ekonomik kaynakların paylaşılması sorun yaratmış. Sorunlar çözülemez noktaya gelince, topluluk, önce Ephesos’a, sonra Myonnessos’a ve son olarak Lebedos’a gönderilmiş. Birliğin üyeleri arasında, şairler, Anakreon, Antimakhos, Epikuros, Nausiphases, Apellikon ve tarihçi Hekataios da yer almış.

#teos, #sığacık, #seferihisar, #izmirde gezilecek yerler, #izmirde görülmesi gereken yerler

Nasıl gidilir?

İzmir’in Seferihisar İlçesi, Sığacık Mahallesi’nde yer alan antik liman kenti Teos, İzmir’in yaklaşık 60 kilometre güneybatısında yer alıyor. İZBAN ve metro aktarması yaparak, Üçkuyular ilçe otogarına gidip, 730 Fahrettin Altay-Seferihisar isimli belediye otobüsüyle Seferihisar’a gidebilirsiniz. Kendi aracınızla gitmek isterseniz Sığacık’tan devam ettiğinizde yaklaşık 8 dakika sonra Teos Antik Kenti’nde olursunuz.

#teos, #sığacık, #seferihisar, #izmirde gezilecek yerler, #izmirde görülmesi gereken yerler

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s